Evde kal



Cocuklarin el becerilerini gelistirebilmesi icin bence harika bi tasarim. Hazirini alirken bi ton para istiyorlar ustelik plastik ve icinde ne oldugunu bilmedigimiz zararli kimsayallar var belki. Hele birde marka oyuncaksa ohoo. smile ifade simgesi evde kalan esyalar kullanilmis. Daha renkli daha farkli da yapilabilir. Sizin hayal gucunuze kalmış.
Belki de çocukların aslında bilip te söylemekte hatırlamakta zorlandığı şeylerdir renkler. Hangi meyvenin ağacın ne renk olduğunu bilirler ama bir türlü hangi renk olduğunu doğru söyleyemezler. Bizde bu pekiştirici aktiviteyi yaz başlarken yapmıştık. Öncelikli olarak 4 ana renk ile başlamanızı öneririm. Aşağıdaki linkte vereceğim pdf dosyasından sizde bastırıp miniklerinizle oynayabilirsiniz. Ben çıkarttığım kağıtları sonra kalın bir kartona yapıştırdım ki sağlam olsunlar diye. Halada oynuyoruz .
18-36 ay 

Bu aylarda bebekler herseyi taklit etmek isterler ve cok güçlü bir sekilde bağımsız olmak herseyi kendileri yapmak isterler. Giysilerini giyebilir, ayakkabılarını çıkarabilir , kendi yemeğini yiyebilir, bunları cok cok az yardimlarla yapmasını sağlayabiliriz. 
Bu donemde mesela mutfakta da yardimci olabilirler, kendine ufak atistirmaliklar hazırlamasına izin verebiliriz. Mesele bir muzu dilimleyip yiyebilir ya da mandalina soyabilir. Bu sayede onu günlük rutinlerin içine de dahil etmiş oluruz çatışma ve krizler de minimuma iner. 
Seminerin sonunda yine çarpıcı bir video izledik, ancak o videonun linkini bulamadım fakat biraz icerigini aklımda kaldığı kadarıyla aktarmak istiyorum. Videoda Montessori bebeklerinin ev ortamlarını ve bebeklikten itibaren nasıl yetiştirildikleri gösterildi. 4 aylık, 7 aylık ve 16 aylık 3 bebeğin ailesi ve ev ortamları gösterildi. En ilgimi çekenlerden biri kendi boyuna uygun dolaplardan kendi kıyafetlerini alan ve giymeye çalışan, kendi kendine lazımlığa oturan, ailesiyle birlikte sofraya oturan, kendi yemeğini yiyen, abisinin ardından sofradan kendi tabağını, bardağını kaldırmaya çalışan 16 aylık bebek oldu. 
Seminer bitimindeki sohbet sırasında Montessori annelerinden biri olan Seda hanım kendi çocuğunun 16 aylıkken kendi tabağından çorba içebildiğini söyledi. O aylarda başka bir arkadaşı da kendi çocuğunun asla çorba içemeyeceğini belirttiğinde ona " peki fırsat verdin mi hiç kendisinin içmesine" diye sorduğunu ve arkadaşının da "yoo hiç denemedik" dediğini söyledi. Sonra o çocuğa da fırsat verildiğinde 5. Kaşıktan sonra çorbayı kendi kendine içebildiğini anlattı. 

Bu döneme kadar ben de kızımın yemeklerinin çoğunu kendinin yemesini sağladım ancak sadece elle yenebilecek yiyecekleri denemiştik. 
Hiç çorba içebilir mi denemedim. Seminer akşamı heyecanla eve döndüğümde akşam yemeğinde çorba içirmeye çalıştım. Tabi ki daha çok sandalye içti çorbayı ve tabi ki babamız da pek ümitli değildi bizden. Zaten onun dediği gibi oldu çorbayı içemedi ama ilk seferde başarmasını zaten beklemiyordum, sadece fırsat verilmiş olması onu çok mutlu etti. En azından tabağa ve kaşığa aval aval bakmadı, kaşığı eline aldı, kaseye sokup sonra da ağzına götürdü, çorbaları yaladı falan. Sonrasında etrafı temizlemek için bir saat uğraşsam da buna değdi. Bugün ise kıyafetlerini kendi çıkarması için o fırsat verdim ve baktım ki Elaine'in dediği gibi az, çok az bir yardımla montunu, çoraplarını, taytını, bodysini çıkarabildi. Giyinmesi için de fırsat verdim tabi ki giyinmek soyunmak kadar kolay değildi ama yine de biraz uğraştı giymeye. Tabi ki yemek yemek, soyunmak, giyinmek çooooooooook uzun sürdü. Bunları onun yerine kendim yapsaydım 5 ila 8 dakika arasında hepsi biterdi sonra ben de belki başka işler yapabilirdim, sonra bu yıllarca devam ederdi ve ben kızıma bunları öğrenmesine fırsat vermeden yıllar geçirebilirdim ve belki 7 yaşına geldiğinde işlerini kendi kendine yapamadığı için, bu yaşta onu hala ben giydirdiğim, ben yedirdiğim, ben içirdiğim için şikayet eder dururdum. 

Yorumlar